Menüye ulaşmak için tıklayınız İçeriğe ulaşmak için tıklayınız Mars Gate sitesi bilgileri için tıklayınız
  • Paylaş
FİLM KÜNYESİ
Kaptan Amerika: Kış Askeri 3D

Marvel’ın “Kaptan Amerika: Kış Askeri” filminde Steve Rogers’ı, nam-ı diğer Kaptan Amerika’yı, Yenilmezler ile birlikte New York’ta yaşanan dehşet verici olayların ardından Washington D.C.’de huzur içinde yaşarken ve modern dünyaya uyum sağlamaya çalışırken buluyoruz. S.H.I.E.L.D. üyesi bir arkadaşı saldırıya uğrayınca Steve, dünyayı tehlikeye atan bir entrika ağının içine çekilir. Kara Dul (Black Widow) ile güçlerini birleştiren Kaptan Amerika, kendisini susturmak için gönderilen profesyonel katillerle savaşırken bir yandan da giderek genişleyen bir komployu ortaya çıkarmak için çabalamaktadır. Bu kötü niyetli oyunun foyası meydana çıkınca Kaptan Amerika ve Kara Dul yeni arkadaşları Falcon’dan yardım isterler. Fakat kısa süre sonra kendilerini hiç beklenmedik ve zorlu bir düşmanla; Kış Askeri ile karşı karşıya bulurlar. Konusu, ilk kez 1941 yılında yayınlanan ve popülerliğini hiç bir zaman kaybetmeyen Marvel çizgi romanlarına dayanan “Kaptan Amerika: Kış Askeri”nin yapımcılığını Kevin Feige, yönetmenliğini ise Anthony ve Joe Russo üstleniyor. Filmin senaryosu Christopher Markus & Stephen McFeely’e ait. Filmin oyuncu kadrosunda Chris Evans, Scarlett Johansson, Sebastian Stan, Anthony Mackie, Cobie Smulders, Frank Grillo, Emily VanCamp, Hayley Atwell ile Alexander Pierce rolünde Robert Redford ve Nick Fury rolünde Samuel L. Jackson yer alıyor.

Yönetmen

Anthony Russo , Joe Russo

Oyuncular

Chris Evans , Samuel L. Jackson , Scarlett Johansson

Tür

Aksiyon

Süre

136 dk

VİZYONDAKİ DİĞER FİLMLER
1980'li yılların en popüler müziklerini kendisine fon olarak seçen film, günümüz İtalyasında şirin bir sahil kasabasında geçiyor. Maddie yakışıklı sevgilisi Raf ile evlilik hazırlıkları yapmaktadır. Düğüne kız kardeşi Taylor'ı çağıran Maddie'nin büyük bir sırdan ise haberi yoktur. Maddie, Raf ile ateşli bir yaz aşkı yaşamış ve onun hayatında duygusal olarak derin iz bırakmıştır... Yönetmenliğini Max Giwa ve Dania Pasquini ikilisinin paylaştığı filmin senaryosu Joshua St Johnston'a ait. Romantik komedinn kadrosunda ise Greg Wise, Leona Lewis ve Adrian Palmer isimleri yer alıyor.
Otomotiv tasarımcısı olan Shawn, yeni evlendiği eşi Jasmine ile sessiz sakin bir hayat sürmektedir. Ta ki nereden geldiği belli olmayan şifreli bir mesaj ellerine ulaşana kadar. Mesajda Shawn'ın ailesini kuşaklardır etkileyen bir lanetin hala üzerinde olduğunu ve unun Jasmine'le olan hayatını da tehlikeye atacağı yazmaktadır. Shawn, annesiyle babasını çocuk yaşta kaybettiği için yazılanlara itibar etmez. Ancak tuhaf olaylar gelişmeye başlar. Başına gelenlere bir açıklama bulamayan Shawn, hayatından endişe ederek Gabriel ve Peder Westhoff'a danışmaya karar verir. İkilinin bir şekilde aklına takılan sorulara cevap verebileceğini ummaktadır. Onların ve akıl hastası olan Ali'nin...
Çok sevdiği Kisha’yı bir trafik kazasında kaybeden Malcolm, hayatında yeni bir sayfa açarak iki çocuk annesi Megan ile evlenir. Olaylar günlük paranormal düzenine geri döner. Tüm sıra dışı şeyler onların evini ve çocuklarını bulur. Fakat bu sırada canlanarak hayata geri dönen Kisha’nın mahalleye taşınması hayatlarını alt üst edecektir! Ülkemizde de vizyona giren Anormal Aktivite filminin devamı niteliğindeki korku parodisi yapımda yönetmen Michael Tiddes ve senaristler Marlon Wayansile Rick Alvarez yine kadroda yer alıyor. Oyuncular arasında yine Marlon Wayans görünürken ona Jaime Pressly ve Essence Atkins eşlik ediyor.
Recep İvedik, mahallesindeki çocuk futbol takımına antrenörlük yapmaktadır. Antremanlar için mahallenin tek boş alanı olan arsayı kullanmaktadırlar. Recep, bu arsanın bir müteahhite satıldığını öğrenir. Çok değerli olan bu arsayı kaybetmemek için kendi başına satın almaya karar verir. Bulduğu yöntemlerle arsanın parasını toparlayamayınca, çareyi büyük ödüllü bir yarışmaya katılmakta bulan Recep’i zorlu ve kahkaha dolu bir macera beklemektedir. Şimdi uzun versiyonuyla komedi daha da keyifli devam ediyor.
Radical Studio’nun çok sevilen ve daha önce çizgi film ve televizyon dizisi olarak uyarlanan “Hercules: The Thracian Wars” grafik romanı temel aksiyonu filminin yönetmenliğini Brett Ratner üstleniyor. Oyuncu kadrosunda Ian McShane, Dwayne Johnson, Rufus Sewell, Joseph Fiennes, Rebecca Ferguson, Aksel Hennie ve John Hurt gibi birbirinden ünlü isimleri barındıran filmin senaryosunda ise Ryan Condal ve Evan Spiliotopoulos’un imzası olacak.
Radical Studio’nun çok sevilen ve daha önce çizgi film ve televizyon dizisi olarak uyarlanan “Hercules: The Thracian Wars” grafik romanı temel aksiyonu filminin yönetmenliğini Brett Ratner üstleniyor. Oyuncu kadrosunda Ian McShane, Dwayne Johnson, Rufus Sewell, Joseph Fiennes, Rebecca Ferguson, Aksel Hennie ve John Hurt gibi birbirinden ünlü isimleri barındıran filmin senaryosunda ise Ryan Condal ve Evan Spiliotopoulos’un imzası olacak.
Radical Studio’nun çok sevilen ve daha önce çizgi film ve televizyon dizisi olarak uyarlanan “Hercules: The Thracian Wars” grafik romanı temel aksiyonu filminin yönetmenliğini Brett Ratner üstleniyor. Oyuncu kadrosunda Ian McShane, Dwayne Johnson, Rufus Sewell, Joseph Fiennes, Rebecca Ferguson, Aksel Hennie ve John Hurt gibi birbirinden ünlü isimleri barındıran filmin senaryosunda ise Ryan Condal ve Evan Spiliotopoulos’un imzası olacak.
Celal 30 yaşlarında, bir gazetede yazar olarak çalışmaktadır. Kadınlara düşkün biridir, sevgilisini aldattıktan sonra evden kovulur ve kendine kalacak bir yer aramaya başlar. Kızlara olan düşkünlüğü yüzünden başına her türlü bela gelmiştir. En yakın arkadaşı olan Engin bile Celal´i evine almak istemez. Kiralık bir oda bulur. Ev döküntü bir haldedir. Kalmak istemez fakat evde kalan genç ve güzel bir kız olan Yasemin´i görünce ev ile ilgili düşünceleri tamamen değişir.
Nick ve Jonah MIT’de hackleme tutkusu olan iki birinci sınıf öğrencisidir. Nick’in kız arkadaşı Hailey ile birlikte Nevada’dan başladıkları ülke turunda büyük rakipleri Nomad’in çok yakınlarında olduklarını fark ederler. Çölün ortasında Nomad ile yaptıkları korkunç yüzleşmeden sonra üçlü uyandıklarında kendilerini hapis bulurlar. Neden hapis olduklarını anlamakta zorluk çekerken kendilerinden çok daha önemli bir hikâyenin sadece bir bölümü olduklarını anlarlar.
John Curran’ın yeni filmi “Tracks”, Avustralyalı yazar Robyn Davidson’ın kendi anılarını kaleme aldığı aynı adlı kitabından bir uyarlama. Mia Wasikowska’nın Davidson’ı canlandırdığı film, yazarın köpeği ve dört deveyle 1977 yılında Avustralya çöllerinde yaptığı yolculuğu konu alıyor. Adam Driver ise, Davidson’ın yolculuğunu kaydeden National Geographic fotoğrafçısı Rick Smolan rolünde. Film büyüleyici görüntüler eşliğinde nefes kesici bir yolculuğu anlatırken; genç bir kadının meydan okuyuşuyla feminizmden, hikâyenin geçtiği coğrafya nedeniyle sömürgeciliğe kadar pek çok temaya da değiniyor. Yönetmen John Curran, New York’tan Avustralya’ya yerleştiği dönemde, 80’li yıllarda...
Birincisi 2013 sonbaharında vizyona giren Arınma Gecesi (The Purge) filminin devamı olan yapımın yönetmenliğini ve senaristliğini yine James DeMonaco üstleniyor. Bir gece boyunca tüm suçların serbest olduğu bir dünyada geçen film, evlerine sığınan bir adamla birlikte gerilim dolu saatler yaşayan Sandin ailesinin hikayesini anlatıyordu. İkinci filmin konusu ise henüz netlik kazanmış değil.
Çizgilerinin yarısı olmadan doğan genç zebra Khumba için hayat sadece siyah ve beyazdan ibaret değildir. Batıl inançlara sahip zebra sürüsü, topraklarını birdenbire etki altına alan kuraklıktan onun çizgisiz doğmasını sorumlu tutarlar. Khumba yeryüzündeki ilk zebraların çizgilerini edindiği efsanevi su birikintisini bulup, çizgilerini yeniden kazanmak için bir grup sırnaşık antilop ve havalı deve kuşuyla birlik olur. Khumba çizgilerini kazanmak ve tüm hayvanları tehdit eden susuzluk için çıktığı bu eğlenceli ve macera dolu yolculukta, Büyük Karoo Çölü’ndeki cesur arayışı boyunca bir sürü acayip karakterle tanışır ve acımasız bir leoparla da burun buruna gelir. Cesur zebra...
Çizgilerinin yarısı olmadan doğan genç zebra Khumba için hayat sadece siyah ve beyazdan ibaret değildir. Batıl inançlara sahip zebra sürüsü, topraklarını birdenbire etki altına alan kuraklıktan onun çizgisiz doğmasını sorumlu tutarlar. Khumba yeryüzündeki ilk zebraların çizgilerini edindiği efsanevi su birikintisini bulup, çizgilerini yeniden kazanmak için bir grup sırnaşık antilop ve havalı deve kuşuyla birlik olur. Khumba çizgilerini kazanmak ve tüm hayvanları tehdit eden susuzluk için çıktığı bu eğlenceli ve macera dolu yolculukta, Büyük Karoo Çölü’ndeki cesur arayışı boyunca bir sürü acayip karakterle tanışır ve acımasız bir leoparla da burun buruna gelir. Cesur zebra...
18 Ağustos 2013 akşamı Barcelona’da gökyüzü, yüzlerce yıl tekrar etmeyecek bir kuyrukluyıldız geçidiyle ışıl ışıl parıldar. O gece kimi ilişkiler yeşerirken kimi de solar. Tatlı fısıltılarla, tutku, aşk ve gözyaşıyla dolu bir gece… 18 Ağustos 2013 akşamı Barcelona’da 567 aşk hikayesi yaşandı: Roser, bir yıldır Ricard ile birliktedir. O gün eski sevgilisi Albert’a rastlar.Bu sırada Joan, bütün arkadaşlarını çağırdığı bir akşam yemeği organize eder. Davetlileri arasında yeni bebekleri olan Clara ve Hector, Joan’a aşık olan Judith ve Judith’in kocası Toni vardır. Guillem, onu dünyanın bu gece yok olacağına ikna eden Sara’ya aşık olur. Bir de yetenekli bir futbolcu olan Jordi...
Evli ve çocuklu bir adam, bir partide tanıştığı kadına kapılır. Farklı zamanlarda, farklı ortamlarda kadın ile yolları kesişir. Mutlu bir evliliği olmasına rağmen kadının gizeminden kendisini koruyamamaktadır. Kadın ise asla evli bir erkekle ilişkiye girmeme kuralına sahiptir. Sonunda aralarındaki çekimi reddemezler ve farklı bir şekilde ilişkileri başlar...
Tarantino ve Coen Kardeşler’den esintiler taşıyan gizemli bir macera olan MOTEL, şansı hiç yaver gitmeyen haşin suçlu JACK’in (John Cusack) gerilimli ve sıradışı hikayesini anlatıyor. Efsanevi mafya patronu DRAGNA (Robert De Niro) tarafından basit ancak alışılmadık bir görev için kiralanan Jack’in tek yapması gereken, içinde ne olduğunu bilmediği bir çantayı ıssızlığın ortasındaki bir motele götürmek ve orada Dragna’yı beklemektir. Ancak Dragna birkaç kanunsuzu daha buraya çağırmıştır ve hiçbir şeyden haberi olmayan bu ziyaretçileri şiddet dolu bir gece beklemektedir. Bu esnada Jack’in yolu, son derece güzel ancak gizemli RIVKA (Rebecca Da Costa) ile kesişecek, ikisi birlikte...
Bir sporcu menajeri olarak kariyerini kurtarmak için son bir çaba gösteren JB Bernstein (John Hamm) beyzbolun bir sonraki en iyi atıcısını bulmak için bir plan hazırlar. Birinci ligde bir beyzbol yıldızına dönüştürebileceği genç bir kriket atıcısı bulma umuduyla JB “Million Dollar Arm” adında bir realite şov yarışması düzenlemek için Hindistan’a gider. Huysuz fakat keskin gözlü, emekli bir beyzbol yetenek avcısının da (Alan Arkin) yardımıyla Dinesh (“Slumdog Millionaire/Milyoner” filminden Madhur Mittal canlandırıyor) ve Rinku (“Life of Pi/Pi’nin Yaşamı” filminde Suraj Sharma canlandırıyor) adlarında, beyzbol hakkında hiçbir fikri olmayan ama topu hızlı fırlatmada çok yetenekli...
3 sene önce gösterime giren ve 300 bin seyirci sayısını geçen serinin ilk filmi Rise of the Planet of the Apes / Maymunlar Cehennemi: Başlangıç’ın 10 sene sonrasına gidiyoruz… Karşımızda Caesar (Sezar)’ın liderlik ettiği, genetik olarak evrim geçirmiş, daha zeki ve daha güçlü bir maymunlar topluluğu var. 10 sene önce yayılan ölümcül bir virüs salgınından sağ kalan bir grup insanla yüzleşiyorlar. Dünyanın “kuralları koyan türü” olmak için maymunlar ve insanlar arasında büyük bir savaş başlıyor. Maymunlar Cehenneminin merakla beklenen yeni filmi 11 TEMMUZ 2014’te USA ile aynı anda Türkiye' de de gösterime girecek.
3 sene önce gösterime giren ve 300 bin seyirci sayısını geçen serinin ilk filmi Rise of the Planet of the Apes / Maymunlar Cehennemi: Başlangıç’ın 10 sene sonrasına gidiyoruz… Karşımızda Caesar (Sezar)’ın liderlik ettiği, genetik olarak evrim geçirmiş, daha zeki ve daha güçlü bir maymunlar topluluğu var. 10 sene önce yayılan ölümcül bir virüs salgınından sağ kalan bir grup insanla yüzleşiyorlar. Dünyanın “kuralları koyan türü” olmak için maymunlar ve insanlar arasında büyük bir savaş başlıyor. Maymunlar Cehenneminin merakla beklenen yeni filmi 11 TEMMUZ 2014’te USA ile aynı anda Türkiye' de de gösterime girecek.
3 sene önce gösterime giren ve 300 bin seyirci sayısını geçen serinin ilk filmi Rise of the Planet of the Apes / Maymunlar Cehennemi: Başlangıç’ın 10 sene sonrasına gidiyoruz… Karşımızda Caesar (Sezar)’ın liderlik ettiği, genetik olarak evrim geçirmiş, daha zeki ve daha güçlü bir maymunlar topluluğu var. 10 sene önce yayılan ölümcül bir virüs salgınından sağ kalan bir grup insanla yüzleşiyorlar. Dünyanın “kuralları koyan türü” olmak için maymunlar ve insanlar arasında büyük bir savaş başlıyor. Maymunlar Cehenneminin merakla beklenen yeni filmi 11 TEMMUZ 2014’te USA ile aynı anda Türkiye' de de gösterime girecek.
3 sene önce gösterime giren ve 300 bin seyirci sayısını geçen serinin ilk filmi Rise of the Planet of the Apes / Maymunlar Cehennemi: Başlangıç’ın 10 sene sonrasına gidiyoruz… Karşımızda Caesar (Sezar)’ın liderlik ettiği, genetik olarak evrim geçirmiş, daha zeki ve daha güçlü bir maymunlar topluluğu var. 10 sene önce yayılan ölümcül bir virüs salgınından sağ kalan bir grup insanla yüzleşiyorlar. Dünyanın “kuralları koyan türü” olmak için maymunlar ve insanlar arasında büyük bir savaş başlıyor. Maymunlar Cehenneminin merakla beklenen yeni filmi 11 TEMMUZ 2014’te USA ile aynı anda Türkiye' de de gösterime girecek.
3 sene önce gösterime giren ve 300 bin seyirci sayısını geçen serinin ilk filmi Rise of the Planet of the Apes / Maymunlar Cehennemi: Başlangıç’ın 10 sene sonrasına gidiyoruz… Karşımızda Caesar (Sezar)’ın liderlik ettiği, genetik olarak evrim geçirmiş, daha zeki ve daha güçlü bir maymunlar topluluğu var. 10 sene önce yayılan ölümcül bir virüs salgınından sağ kalan bir grup insanla yüzleşiyorlar. Dünyanın “kuralları koyan türü” olmak için maymunlar ve insanlar arasında büyük bir savaş başlıyor. Maymunlar Cehenneminin merakla beklenen yeni filmi 11 TEMMUZ 2014’te USA ile aynı anda Türkiye' de de gösterime girecek.
Okul yılı bitmiş ve uzun zamandır beklenen yaz tatili gelmiştir sonunda. Pıtırcık, annesi babası ve anneannesi ile birlikte deniz kıyısında tatil yapmak üzere yola çıkar ve hep beraber Güzel Kıyı Otel’ine yerleşirler. Pıtırcık deniz kenarında yeni arkadaşlar edinir: Kentin yerlisi olduğu için tatilde sayılmayan CAFCAF, her an çiğ balık dahil ne bulursa yiyen HIMBIL, komik bir aksanla konuşan PAYTAK, mızırdanıp duran AĞLAK ve kendini hep haklı sanan, sıkıcı KIRPIK. Pıtırcık bir de, kocaman açtığı gözleriyle kendisini her yerde takip eden CİMCİME adlı küçük bir kızla tanışır. Büyükler aralarında, ‘İkisi birlikte pek tatlılar, ufukta düğün gözüküyor’ diye şakalaşırlar. Pıtırcık...
Vista Pacific’in 7500 numaralı uçuşundaki insanlar enteresan karakterlerdir. Brad (RYAN KWANTEN) ve Pia Martin (AMY SMART) boşanma planlarını henüz ifşa etmemiş, ve en yakın arkadaşlarıyla Japonya’ya gitmekte olan bir çifttir. Yeni evli çift Rick (JERRY FERRARA) ve Liz Lewis (NICKY WHELAN) balayı için Tokyo’ya gitmektedir, ancak Rick daha şimdiden nörotik eşiyle ilgili düşüncelidir. Yalnız, Gotik, Jacinta Bloch (SCOUT TAYLOR COMPTON), tek başına dünya turu atmaktadır, ve Raquel Mendoza (CHRISTIAN SERRATOS) erkek arkadaşını Amerika’da bırakmışken, hamile olabileceği gerçeğiyle yüzleşmektedir. Ayrıca, gizemli bir kutuyu yanından ayırmamakta ısrarcı olan işadamı Lance Morrell...
NY Times' da 1 numara olan John Green’in romanından uyarlanan filmde; 16 yaşındaki Hazel üç yıldır tiroid kanseriyle boğuşmaktadır ve kanser akciğerlerine de sıçradığı için yanında bir oksijen tüpüyle gezmektedir. Kanserli hastalar için oluşturulan destek grubunun bir terapi seansı esnasında Augustus isimli bir gençle tanışır. Augustus da beyin tümörüyle savaşmış ve bu yolda bir bacağını kaybetmiştir. İkili birlikte zaman geçirdikçe birbirlerine aşık olurlar. Akciğer tedavisi için hastaneye yatırılan Hazel'ın yanından bir an dahi ayrılmayan Augustus, sevgilisinin çok istediği bir hayali gerçekleştirmek için onunla birlikte yola çıkar. Planlarına göre Amsterdam'a gidecek ve...
Megan, L.A.’de yaşayan 30’larının başında, sıradan bir haber spikeridir. Ve daha iyi bir televizyon kanalına geçmenin arifesindedir. Nişanlısının kendisini aldattığını henüz öğrenmişken, terfi alamadığının haberiyle yıkılır. Arkadaşları Megan’ı neşelendirmek için onu “çılgın” bir partiye götürmeye karar verirler. Burada Megan, karakterinin çok dışında bir hal alır. Gece kulübünde kafayı iyice bulan Megan, barmen Gordon’la flört etmeye başlar. Ertesi sabah uyandığında Gordon’ın evindedir. Bir gecelik ilişki yaşanmıştır. Ne cüzdanını ne de cep telefonunu bulamayan Megan, sabit hattan voicemail’ini kontrol eder. Yapımcısı bir mesaj bırakmıştır. İstediği terfii gerçekleşecek gibi...
TRANSFORMERS: KAYIP ÇAĞ büyük bir şehri yok eden ama dünyayı kurtaran destansı bir savaşın ardından başlıyor. İnsanlık toparlanmaya çalışırken, tarihin akışını kontrol etmeyi amaçlayan karanlık bir grup kendini gösterir. Bu arada Dünya’ya kendi hedef göstergesinin içinde eskiden kalma, güçlü ve yeni bir tehdit gelir. Optimus Prime ve Autobotlar, yeni insan kadrosunun (Mark Wahlberg’in öncülüğündeki) yardımıyla bugüne kadar karşılaştıkları en korkunç meydan okumaya karşı koyarlar. Olağanüstü bir macerada, sonunda tüm dünyaya yayılan heyecanlı bir mücadeleye dönüşen iyi ile kötünün savaşına çekilirler.
TRANSFORMERS: KAYIP ÇAĞ büyük bir şehri yok eden ama dünyayı kurtaran destansı bir savaşın ardından başlıyor. İnsanlık toparlanmaya çalışırken, tarihin akışını kontrol etmeyi amaçlayan karanlık bir grup kendini gösterir. Bu arada Dünya’ya kendi hedef göstergesinin içinde eskiden kalma, güçlü ve yeni bir tehdit gelir. Optimus Prime ve Autobotlar, yeni insan kadrosunun (Mark Wahlberg’in öncülüğündeki) yardımıyla bugüne kadar karşılaştıkları en korkunç meydan okumaya karşı koyarlar. Olağanüstü bir macerada, sonunda tüm dünyaya yayılan heyecanlı bir mücadeleye dönüşen iyi ile kötünün savaşına çekilirler.
TRANSFORMERS: KAYIP ÇAĞ büyük bir şehri yok eden ama dünyayı kurtaran destansı bir savaşın ardından başlıyor. İnsanlık toparlanmaya çalışırken, tarihin akışını kontrol etmeyi amaçlayan karanlık bir grup kendini gösterir. Bu arada Dünya’ya kendi hedef göstergesinin içinde eskiden kalma, güçlü ve yeni bir tehdit gelir. Optimus Prime ve Autobotlar, yeni insan kadrosunun (Mark Wahlberg’in öncülüğündeki) yardımıyla bugüne kadar karşılaştıkları en korkunç meydan okumaya karşı koyarlar. Olağanüstü bir macerada, sonunda tüm dünyaya yayılan heyecanlı bir mücadeleye dönüşen iyi ile kötünün savaşına çekilirler.
TRANSFORMERS: KAYIP ÇAĞ büyük bir şehri yok eden ama dünyayı kurtaran destansı bir savaşın ardından başlıyor. İnsanlık toparlanmaya çalışırken, tarihin akışını kontrol etmeyi amaçlayan karanlık bir grup kendini gösterir. Bu arada Dünya’ya kendi hedef göstergesinin içinde eskiden kalma, güçlü ve yeni bir tehdit gelir. Optimus Prime ve Autobotlar, yeni insan kadrosunun (Mark Wahlberg’in öncülüğündeki) yardımıyla bugüne kadar karşılaştıkları en korkunç meydan okumaya karşı koyarlar. Olağanüstü bir macerada, sonunda tüm dünyaya yayılan heyecanlı bir mücadeleye dönüşen iyi ile kötünün savaşına çekilirler.
İkinci Dünya Savaşı sırasında Eric Lomax (Colin Firth / Jeremy Irvine), Singapur’da Japonlar tarafından yakalanan ve POW kamplarına gönderilen İngiliz bir memurdur, bu kamplarda Tay-Burma Demir Yolunda çalışmak zorundadır. Kampta geçirdiği zamanlarda bir memur tarafından işkence görür ve arkadaş bir POW (Ben Rossberg) ile karşılaşır. Yıllar sonra ve savaşta yaşadıklarının psikolojik travmalarının acısını çekerken Lomax, eşi Patti (Nicole Kidman) tarafından kendisini yakalayanları bulması ve onlarla yüzleşmesi konusunda baskı görür. En yakın arkadaşı kendisine eşlik ederken (Stellan Skarsgard), Lomax işkence sahnelerine geri döner ve kendisini tutan Japon görevli Takashi Nagase...
Sahir (Aamir Khan) sahibi oldukları sirkte babası ile birlikte gösteriler yapan yetenekli bir çocuktur. Sirkin kapanmaması için Batı Chicago Bankası´ndan kredi çeken babanın bu borcu ödemesi mümkün olmayacaktır. Alacaklıların baskısı üzerine çaresizce intihar etmeye mecbur bırakılır. Sahir ise babasının intiharına şahit olmuş ve tüm hayatını bu olayın intikamını almaya adamıştır. İntikam yolu ise soygun yapmaktan geçecektir. Fakat o bir palyaço, illüzyonist ve bir sihirbaz olarak büyümüştür bu yüzden soygunlar da hiç sıradan olmayacaktır. Jai Dixit (Abhishek Bachchan) ve Ali Akbar (Uday Chopra) ise Sahir’i durdurmak için görevlendirilen 2 özel polistir. Sahir’e bu macerada...
EJDERJANI NASIL EĞİTİRSİN üçlemesinin ikinci bölümünde Hıçkıdık ve Dişsiz'in olağanüstü dünyalarına geri dönüyor, Berk Adası'nda ejderhaları ve vikingleri bir araya getirmelerinden 5 sene sonrasına gidiyoruz. Astrid, Südüklü ve ekibin geri kalanı adanın yeni popüler sporu olan ejderha yarışlarına katılmak için birbirlerini gaza getirirken, ayrılmaz ikilimiz gökyüzünde maceradan maceraya atılıyor ve keşfedilmemiş yerlerin haritasını çıkarıp yeni dünyalar keşfediyorlar. İki kafadar maceralarından birinde kendilerini, yüzlerce yeni vahşi ejderhaya ve gizemli Ejderha Binicisine ev sahipliği yapan buzdan bir mağarada, barışı korumak üzere çıkan bir savaşın ortasında buluyorlar...
14-25 Mayıs 2014 tarihleri arasında yapılan 67. Cannes Film Festivali' nde, Türkiye' ye Yol filminden 32 yıl sonra Altın Palmiye (Palme D'Or) ödülünü getiren Kış Uykusu filmi, eski bir tiyatro oyuncusu olan Aydın'ın, Anadolu bozkırlarının ortasında, adeta bir kış uykusuna yatmış gibi görünen ıssız bir mekanda, kendisiyle, hayalleriyle, sevdikleri ve taşrayla kurduğu ve düşe kalka sürdürmeye çalıştığı ilişkilerini konu alıyor. Karı-koca ve kardeşlik bağları da dahil her türlü insan ilişkisinin, çaresizlik, hayal kırıklığı, önyargılar ve çıkışsızlıkla mühürlenmiş olan o ağır kapısını aralıyor...
Aydin, a former actor, runs a small hotel in central Anatolia with his young wife Nihal with whom he has a stormy relationship and his sister Necla who is suffering from her recent divorce. In winter as the snow begins to fall, the hotel turns into a shelter but also an inescapable place that fuels their animosities... At the 2014 Cannes Film Festival, the film won the Palme d'Or and the FIPRESCI Prize.
Adam Sandler ve Drew Barrymore "50 First Dates" filminden sonra tekrardan bir komedide bir araya geliyorlar! Çok kötü geçen ilk buluşmalarından sonra bekar anne Lauran (Drew Barrymore) ve bekar baba(Adam Sandler) bir daha birbirlerini görmemek konusunda hemfikirdirler ta ki, Afrika'da bir safari turunda aynı evi paylaşmak zorunda kalana dek! Haziran 2014'te sinemalarda.
Gösterim Durumu
Film Türü
Şehir
Sinema
Tüm misafirlerimize mutlu bayramlar dileriz.