Menüye ulaşmak için tıklayınız İçeriğe ulaşmak için tıklayınız Mars Gate sitesi bilgileri için tıklayınız
  • Paylaş
FİLM KÜNYESİ
Sağ Salim 2: Sil Baştan

Salim’in kimsesiz bir cenazeyi sevabına memleketine götürmeyi kabul etmesiyle başlayan trajikomik macera, yol arkadaşı Nihal’in annesinin intikam için rehin alınmasıyla yeniden başlıyor. Her yerde hepsi birbirinden azılı 11 “kötü” adamın seri katili olarak aranan kahramanlarımız tanınıp yakalanmamak için kılık değiştirirler. Ancak işler düşündükleri gitmez. Yeni kılıkları yüzünden başları belaya girer. Salim beladan kurtulmak için eline silah alınca da talihsiz serüvenler dizisi yeniden başlar. Nihal başı bir türlü beladan kurtulamayan Salim’den uzaklaşıp annesini tek başına kurtarmaya gider. Yaşadıklarından dolayı artık ne ölüden ne de ölümden korkan Salim ise ‘’anca beraber kanca beraber’’ der ve kader arkadaşını yalnız bırakmamak için peşine düşer. Artık; Azrail’in ‘’Tek rakibim Salim’’ diyerek kol gezdiği karayolunda “Kazara” ezilecek, “Tesadüfen” yakılacak, “Kaderin cilvesiyle” vurulacak ne kadar canlı varsa eninde sonunda Salim’le tanışmak zorunda kalır. Serinin ilk filminde başlayan “güldürürken öldüren, öldürürken güldüren” macera, 20 Aralık 2013de de devam edecek. İlk filmin oyuncu kadrosuna, bu defa Ezgi Asaroğlu, Metin Yıldız, Nazlı Tosunoğlu ve sürpriz oyuncularda katılınca kahkahanın ve maceranın dozu daha da artacak, macera kaldığı yerden sil baştan yeniden başlayacaktır

Yönetmen

Ersoy Güler

Oyuncular

Murat Akkoyunlu , Ezgi Asaroğlu , Burçin Bildik , Hüseyin Avni Danyal , Nazlı Tosunoğlu , Metin Yıldız

Tür

Komedi

Süre

102 dk

VİZYONDAKİ DİĞER FİLMLER
Nick ve Jonah MIT’de hackleme tutkusu olan iki birinci sınıf öğrencisidir. Nick’in kız arkadaşı Hailey ile birlikte Nevada’dan başladıkları ülke turunda büyük rakipleri Nomad’in çok yakınlarında olduklarını fark ederler. Çölün ortasında Nomad ile yaptıkları korkunç yüzleşmeden sonra üçlü uyandıklarında kendilerini hapis bulurlar. Neden hapis olduklarını anlamakta zorluk çekerken kendilerinden çok daha önemli bir hikâyenin sadece bir bölümü olduklarını anlarlar.
“Bir Don Juan Öldürmek” bir hastasının intiharından duyduğu üzüntü ile birinci elden bilimsel araştırmalar yapmak üzere, Internet’ten ruhsal sorunlu kadınlar bularak onlarla buluşan ve daha sonra bir cinayete kurban giden idealist bir psikiyatrla ilgili vakanın, sağduyusunu, bir psikolojik sorgulama aleti haline getiren, ayakları-yerde ve nüktedan bir polis tarafından çözülmesinin hikâyesidir.
John Curran’ın yeni filmi “Tracks”, Avustralyalı yazar Robyn Davidson’ın kendi anılarını kaleme aldığı aynı adlı kitabından bir uyarlama. Mia Wasikowska’nın Davidson’ı canlandırdığı film, yazarın köpeği ve dört deveyle 1977 yılında Avustralya çöllerinde yaptığı yolculuğu konu alıyor. Adam Driver ise, Davidson’ın yolculuğunu kaydeden National Geographic fotoğrafçısı Rick Smolan rolünde. Film büyüleyici görüntüler eşliğinde nefes kesici bir yolculuğu anlatırken; genç bir kadının meydan okuyuşuyla feminizmden, hikâyenin geçtiği coğrafya nedeniyle sömürgeciliğe kadar pek çok temaya da değiniyor. Yönetmen John Curran, New York’tan Avustralya’ya yerleştiği dönemde, 80’li yıllarda...
Birincisi 2013 sonbaharında vizyona giren Arınma Gecesi (The Purge) filminin devamı olan yapımın yönetmenliğini ve senaristliğini yine James DeMonaco üstleniyor. Bir gece boyunca tüm suçların serbest olduğu bir dünyada geçen film, evlerine sığınan bir adamla birlikte gerilim dolu saatler yaşayan Sandin ailesinin hikayesini anlatıyordu. İkinci filmin konusu ise henüz netlik kazanmış değil.
Çizgilerinin yarısı olmadan doğan genç zebra Khumba için hayat sadece siyah ve beyazdan ibaret değildir. Batıl inançlara sahip zebra sürüsü, topraklarını birdenbire etki altına alan kuraklıktan onun çizgisiz doğmasını sorumlu tutarlar. Khumba yeryüzündeki ilk zebraların çizgilerini edindiği efsanevi su birikintisini bulup, çizgilerini yeniden kazanmak için bir grup sırnaşık antilop ve havalı deve kuşuyla birlik olur. Khumba çizgilerini kazanmak ve tüm hayvanları tehdit eden susuzluk için çıktığı bu eğlenceli ve macera dolu yolculukta, Büyük Karoo Çölü’ndeki cesur arayışı boyunca bir sürü acayip karakterle tanışır ve acımasız bir leoparla da burun buruna gelir. Cesur zebra...
Çizgilerinin yarısı olmadan doğan genç zebra Khumba için hayat sadece siyah ve beyazdan ibaret değildir. Batıl inançlara sahip zebra sürüsü, topraklarını birdenbire etki altına alan kuraklıktan onun çizgisiz doğmasını sorumlu tutarlar. Khumba yeryüzündeki ilk zebraların çizgilerini edindiği efsanevi su birikintisini bulup, çizgilerini yeniden kazanmak için bir grup sırnaşık antilop ve havalı deve kuşuyla birlik olur. Khumba çizgilerini kazanmak ve tüm hayvanları tehdit eden susuzluk için çıktığı bu eğlenceli ve macera dolu yolculukta, Büyük Karoo Çölü’ndeki cesur arayışı boyunca bir sürü acayip karakterle tanışır ve acımasız bir leoparla da burun buruna gelir. Cesur zebra...
18 Ağustos 2013 akşamı Barcelona’da gökyüzü, yüzlerce yıl tekrar etmeyecek bir kuyrukluyıldız geçidiyle ışıl ışıl parıldar. O gece kimi ilişkiler yeşerirken kimi de solar. Tatlı fısıltılarla, tutku, aşk ve gözyaşıyla dolu bir gece… 18 Ağustos 2013 akşamı Barcelona’da 567 aşk hikayesi yaşandı: Roser, bir yıldır Ricard ile birliktedir. O gün eski sevgilisi Albert’a rastlar.Bu sırada Joan, bütün arkadaşlarını çağırdığı bir akşam yemeği organize eder. Davetlileri arasında yeni bebekleri olan Clara ve Hector, Joan’a aşık olan Judith ve Judith’in kocası Toni vardır. Guillem, onu dünyanın bu gece yok olacağına ikna eden Sara’ya aşık olur. Bir de yetenekli bir futbolcu olan Jordi...
Evli ve çocuklu bir adam, bir partide tanıştığı kadına kapılır. Farklı zamanlarda, farklı ortamlarda kadın ile yolları kesişir. Mutlu bir evliliği olmasına rağmen kadının gizeminden kendisini koruyamamaktadır. Kadın ise asla evli bir erkekle ilişkiye girmeme kuralına sahiptir. Sonunda aralarındaki çekimi reddemezler ve farklı bir şekilde ilişkileri başlar...
Tarantino ve Coen Kardeşler’den esintiler taşıyan gizemli bir macera olan MOTEL, şansı hiç yaver gitmeyen haşin suçlu JACK’in (John Cusack) gerilimli ve sıradışı hikayesini anlatıyor. Efsanevi mafya patronu DRAGNA (Robert De Niro) tarafından basit ancak alışılmadık bir görev için kiralanan Jack’in tek yapması gereken, içinde ne olduğunu bilmediği bir çantayı ıssızlığın ortasındaki bir motele götürmek ve orada Dragna’yı beklemektir. Ancak Dragna birkaç kanunsuzu daha buraya çağırmıştır ve hiçbir şeyden haberi olmayan bu ziyaretçileri şiddet dolu bir gece beklemektedir. Bu esnada Jack’in yolu, son derece güzel ancak gizemli RIVKA (Rebecca Da Costa) ile kesişecek, ikisi birlikte...
Bir sporcu menajeri olarak kariyerini kurtarmak için son bir çaba gösteren JB Bernstein (John Hamm) beyzbolun bir sonraki en iyi atıcısını bulmak için bir plan hazırlar. Birinci ligde bir beyzbol yıldızına dönüştürebileceği genç bir kriket atıcısı bulma umuduyla JB “Million Dollar Arm” adında bir realite şov yarışması düzenlemek için Hindistan’a gider. Huysuz fakat keskin gözlü, emekli bir beyzbol yetenek avcısının da (Alan Arkin) yardımıyla Dinesh (“Slumdog Millionaire/Milyoner” filminden Madhur Mittal canlandırıyor) ve Rinku (“Life of Pi/Pi’nin Yaşamı” filminde Suraj Sharma canlandırıyor) adlarında, beyzbol hakkında hiçbir fikri olmayan ama topu hızlı fırlatmada çok yetenekli...
3 sene önce gösterime giren ve 300 bin seyirci sayısını geçen serinin ilk filmi Rise of the Planet of the Apes / Maymunlar Cehennemi: Başlangıç’ın 10 sene sonrasına gidiyoruz… Karşımızda Caesar (Sezar)’ın liderlik ettiği, genetik olarak evrim geçirmiş, daha zeki ve daha güçlü bir maymunlar topluluğu var. 10 sene önce yayılan ölümcül bir virüs salgınından sağ kalan bir grup insanla yüzleşiyorlar. Dünyanın “kuralları koyan türü” olmak için maymunlar ve insanlar arasında büyük bir savaş başlıyor. Maymunlar Cehenneminin merakla beklenen yeni filmi 11 TEMMUZ 2014’te USA ile aynı anda Türkiye' de de gösterime girecek.
3 sene önce gösterime giren ve 300 bin seyirci sayısını geçen serinin ilk filmi Rise of the Planet of the Apes / Maymunlar Cehennemi: Başlangıç’ın 10 sene sonrasına gidiyoruz… Karşımızda Caesar (Sezar)’ın liderlik ettiği, genetik olarak evrim geçirmiş, daha zeki ve daha güçlü bir maymunlar topluluğu var. 10 sene önce yayılan ölümcül bir virüs salgınından sağ kalan bir grup insanla yüzleşiyorlar. Dünyanın “kuralları koyan türü” olmak için maymunlar ve insanlar arasında büyük bir savaş başlıyor. Maymunlar Cehenneminin merakla beklenen yeni filmi 11 TEMMUZ 2014’te USA ile aynı anda Türkiye' de de gösterime girecek.
3 sene önce gösterime giren ve 300 bin seyirci sayısını geçen serinin ilk filmi Rise of the Planet of the Apes / Maymunlar Cehennemi: Başlangıç’ın 10 sene sonrasına gidiyoruz… Karşımızda Caesar (Sezar)’ın liderlik ettiği, genetik olarak evrim geçirmiş, daha zeki ve daha güçlü bir maymunlar topluluğu var. 10 sene önce yayılan ölümcül bir virüs salgınından sağ kalan bir grup insanla yüzleşiyorlar. Dünyanın “kuralları koyan türü” olmak için maymunlar ve insanlar arasında büyük bir savaş başlıyor. Maymunlar Cehenneminin merakla beklenen yeni filmi 11 TEMMUZ 2014’te USA ile aynı anda Türkiye' de de gösterime girecek.
3 sene önce gösterime giren ve 300 bin seyirci sayısını geçen serinin ilk filmi Rise of the Planet of the Apes / Maymunlar Cehennemi: Başlangıç’ın 10 sene sonrasına gidiyoruz… Karşımızda Caesar (Sezar)’ın liderlik ettiği, genetik olarak evrim geçirmiş, daha zeki ve daha güçlü bir maymunlar topluluğu var. 10 sene önce yayılan ölümcül bir virüs salgınından sağ kalan bir grup insanla yüzleşiyorlar. Dünyanın “kuralları koyan türü” olmak için maymunlar ve insanlar arasında büyük bir savaş başlıyor. Maymunlar Cehenneminin merakla beklenen yeni filmi 11 TEMMUZ 2014’te USA ile aynı anda Türkiye' de de gösterime girecek.
3 sene önce gösterime giren ve 300 bin seyirci sayısını geçen serinin ilk filmi Rise of the Planet of the Apes / Maymunlar Cehennemi: Başlangıç’ın 10 sene sonrasına gidiyoruz… Karşımızda Caesar (Sezar)’ın liderlik ettiği, genetik olarak evrim geçirmiş, daha zeki ve daha güçlü bir maymunlar topluluğu var. 10 sene önce yayılan ölümcül bir virüs salgınından sağ kalan bir grup insanla yüzleşiyorlar. Dünyanın “kuralları koyan türü” olmak için maymunlar ve insanlar arasında büyük bir savaş başlıyor. Maymunlar Cehenneminin merakla beklenen yeni filmi 11 TEMMUZ 2014’te USA ile aynı anda Türkiye' de de gösterime girecek.
“Şeytanın Evi” ve “Ruhlar Oteli” filmleri ile tanınan yönetmen Ti West ile korku filmlerinin ünlü yapımcısı Eli Roth’un ortak çalışması olan Ayin / The Sacrament, iki muhabirin, arkadaşlarının kayıp kız kardeşini arama sürecini belgesel yapmaya karar vermesi ile başlar. Kızı bulmak için Amerika’nın dışında, gizli bir yere yolculuk ederler. Burada “Cennet Tarikatı” adı verilen, kırsal alanda köy hayatı yaşayan ve kendileri dışardakilerle ilişkilerini kesmiş yaklaşık 200 kişilik bir toplulukla karşılaşırlar. Bu küçük ve dayanışma içinde yaşayan topluluğun başında “Peder” adını verdikleri gizemli bir lider vardır. Cennet Tarikatı insanları başlangıçta çekim ekibini dostça karşılasa...
Bela hem katmanlı bir burjuva yaşamı eleştirisi hem de yarattığı atmosferle tüyleri diken diken eden bir gerilim; aynı zamanda, hiç ummadık anlarda kahkahaya boğabilen, absürdlüğü hiç elden bırakmayan bir film. Gerçeküstücü ve hicivci filmleriyle tanınan Alex van Warmerdam, Cannes’da çok konuşulan Bela’yla tekrar karşımızda. Bela korku filmi numaralarını hatırlatan bir ilk sahneyle, yerin altından dışarı çıkartılan bir adamın uyanmasıyla başlar. Evsizin teki mi, yoksa sadece uzun süredir yıkanmamış biri mi olduğunu kestiremediğimiz Camiel Borgman, kendisini Hollanda’nın banliyö mahallelerinden birisinde, bir evin kapısını çalarken bulur. Duş alma isteği evin erkeği tarafından...
Okul yılı bitmiş ve uzun zamandır beklenen yaz tatili gelmiştir sonunda. Pıtırcık, annesi babası ve anneannesi ile birlikte deniz kıyısında tatil yapmak üzere yola çıkar ve hep beraber Güzel Kıyı Otel’ine yerleşirler. Pıtırcık deniz kenarında yeni arkadaşlar edinir: Kentin yerlisi olduğu için tatilde sayılmayan CAFCAF, her an çiğ balık dahil ne bulursa yiyen HIMBIL, komik bir aksanla konuşan PAYTAK, mızırdanıp duran AĞLAK ve kendini hep haklı sanan, sıkıcı KIRPIK. Pıtırcık bir de, kocaman açtığı gözleriyle kendisini her yerde takip eden CİMCİME adlı küçük bir kızla tanışır. Büyükler aralarında, ‘İkisi birlikte pek tatlılar, ufukta düğün gözüküyor’ diye şakalaşırlar. Pıtırcık...
Yönetmen Mike Flanagan “Göz” filmiyle seyirciye yepyeni bir tarzda terör gösteriyor; anlam veremeyeceğimiz kadar korkutucu bir ayna… Bu muhteşem, antika ayna aslında sıradan kötü bir karakter değil. Aynanın nereden geldiği, ilk sahibinin yok oluşuyla tam bir sırra dönüşüyor. Zararsız gibi görünen yansıma, doğa üstü güçlerle, kendisine bakanın aklını ele geçirebiliyor. Aynanın son sahipleri olan Kaylie ve Tim, ailelerinin ölümleri üzerine ilişkilerini düzeltmeye çalışan iki kardeştir. Kaylie, yaşanan trajediye aynanın neden olduğunu düşünerek, bu olayı çözmeye karar verir. Kaylie olayları araştırmaya başladıkça, tarih kendini tekrarlayacaktır. Kardeşlerin ilişkileri daha da...
"The Rover"ın seti toplumun çöküşünden 10 yıl sonraya kurulur. Kanunlar yok olmuş durumdadır ve hayat ucuzlamıştır. Film katılaşmış, yalnız Eric’in ( Pearce) boş, ıssız şehirleri ve yolları dolaşması ile devam eder. Bir grup hırsız arabasını çaldığında geriye yaralı adamları Rey’i (Pattinson) bırakırlar. Rey’i arkadaşlarının izini sürmesi zorlar çünkü Eric için önemli olan tek şey arabasıdır ve artık tek amacı onu geri almaktır. Robert Pattinson ve Guy Pearce’ın başrollerinde bulunduğu “The Rover” 67. Cannes Film Festivali’nde yarışma dışı filmler arasında gösterilecek.
Vista Pacific’in 7500 numaralı uçuşundaki insanlar enteresan karakterlerdir. Brad (RYAN KWANTEN) ve Pia Martin (AMY SMART) boşanma planlarını henüz ifşa etmemiş, ve en yakın arkadaşlarıyla Japonya’ya gitmekte olan bir çifttir. Yeni evli çift Rick (JERRY FERRARA) ve Liz Lewis (NICKY WHELAN) balayı için Tokyo’ya gitmektedir, ancak Rick daha şimdiden nörotik eşiyle ilgili düşüncelidir. Yalnız, Gotik, Jacinta Bloch (SCOUT TAYLOR COMPTON), tek başına dünya turu atmaktadır, ve Raquel Mendoza (CHRISTIAN SERRATOS) erkek arkadaşını Amerika’da bırakmışken, hamile olabileceği gerçeğiyle yüzleşmektedir. Ayrıca, gizemli bir kutuyu yanından ayırmamakta ısrarcı olan işadamı Lance Morrell...
NY Times' da 1 numara olan John Green’in romanından uyarlanan filmde; 16 yaşındaki Hazel üç yıldır tiroid kanseriyle boğuşmaktadır ve kanser akciğerlerine de sıçradığı için yanında bir oksijen tüpüyle gezmektedir. Kanserli hastalar için oluşturulan destek grubunun bir terapi seansı esnasında Augustus isimli bir gençle tanışır. Augustus da beyin tümörüyle savaşmış ve bu yolda bir bacağını kaybetmiştir. İkili birlikte zaman geçirdikçe birbirlerine aşık olurlar. Akciğer tedavisi için hastaneye yatırılan Hazel'ın yanından bir an dahi ayrılmayan Augustus, sevgilisinin çok istediği bir hayali gerçekleştirmek için onunla birlikte yola çıkar. Planlarına göre Amsterdam'a gidecek ve...
Megan, L.A.’de yaşayan 30’larının başında, sıradan bir haber spikeridir. Ve daha iyi bir televizyon kanalına geçmenin arifesindedir. Nişanlısının kendisini aldattığını henüz öğrenmişken, terfi alamadığının haberiyle yıkılır. Arkadaşları Megan’ı neşelendirmek için onu “çılgın” bir partiye götürmeye karar verirler. Burada Megan, karakterinin çok dışında bir hal alır. Gece kulübünde kafayı iyice bulan Megan, barmen Gordon’la flört etmeye başlar. Ertesi sabah uyandığında Gordon’ın evindedir. Bir gecelik ilişki yaşanmıştır. Ne cüzdanını ne de cep telefonunu bulamayan Megan, sabit hattan voicemail’ini kontrol eder. Yapımcısı bir mesaj bırakmıştır. İstediği terfii gerçekleşecek gibi...
TRANSFORMERS: KAYIP ÇAĞ büyük bir şehri yok eden ama dünyayı kurtaran destansı bir savaşın ardından başlıyor. İnsanlık toparlanmaya çalışırken, tarihin akışını kontrol etmeyi amaçlayan karanlık bir grup kendini gösterir. Bu arada Dünya’ya kendi hedef göstergesinin içinde eskiden kalma, güçlü ve yeni bir tehdit gelir. Optimus Prime ve Autobotlar, yeni insan kadrosunun (Mark Wahlberg’in öncülüğündeki) yardımıyla bugüne kadar karşılaştıkları en korkunç meydan okumaya karşı koyarlar. Olağanüstü bir macerada, sonunda tüm dünyaya yayılan heyecanlı bir mücadeleye dönüşen iyi ile kötünün savaşına çekilirler.
TRANSFORMERS: KAYIP ÇAĞ büyük bir şehri yok eden ama dünyayı kurtaran destansı bir savaşın ardından başlıyor. İnsanlık toparlanmaya çalışırken, tarihin akışını kontrol etmeyi amaçlayan karanlık bir grup kendini gösterir. Bu arada Dünya’ya kendi hedef göstergesinin içinde eskiden kalma, güçlü ve yeni bir tehdit gelir. Optimus Prime ve Autobotlar, yeni insan kadrosunun (Mark Wahlberg’in öncülüğündeki) yardımıyla bugüne kadar karşılaştıkları en korkunç meydan okumaya karşı koyarlar. Olağanüstü bir macerada, sonunda tüm dünyaya yayılan heyecanlı bir mücadeleye dönüşen iyi ile kötünün savaşına çekilirler.
TRANSFORMERS: KAYIP ÇAĞ büyük bir şehri yok eden ama dünyayı kurtaran destansı bir savaşın ardından başlıyor. İnsanlık toparlanmaya çalışırken, tarihin akışını kontrol etmeyi amaçlayan karanlık bir grup kendini gösterir. Bu arada Dünya’ya kendi hedef göstergesinin içinde eskiden kalma, güçlü ve yeni bir tehdit gelir. Optimus Prime ve Autobotlar, yeni insan kadrosunun (Mark Wahlberg’in öncülüğündeki) yardımıyla bugüne kadar karşılaştıkları en korkunç meydan okumaya karşı koyarlar. Olağanüstü bir macerada, sonunda tüm dünyaya yayılan heyecanlı bir mücadeleye dönüşen iyi ile kötünün savaşına çekilirler.
TRANSFORMERS: KAYIP ÇAĞ büyük bir şehri yok eden ama dünyayı kurtaran destansı bir savaşın ardından başlıyor. İnsanlık toparlanmaya çalışırken, tarihin akışını kontrol etmeyi amaçlayan karanlık bir grup kendini gösterir. Bu arada Dünya’ya kendi hedef göstergesinin içinde eskiden kalma, güçlü ve yeni bir tehdit gelir. Optimus Prime ve Autobotlar, yeni insan kadrosunun (Mark Wahlberg’in öncülüğündeki) yardımıyla bugüne kadar karşılaştıkları en korkunç meydan okumaya karşı koyarlar. Olağanüstü bir macerada, sonunda tüm dünyaya yayılan heyecanlı bir mücadeleye dönüşen iyi ile kötünün savaşına çekilirler.
TRANSFORMERS: KAYIP ÇAĞ büyük bir şehri yok eden ama dünyayı kurtaran destansı bir savaşın ardından başlıyor. İnsanlık toparlanmaya çalışırken, tarihin akışını kontrol etmeyi amaçlayan karanlık bir grup kendini gösterir. Bu arada Dünya’ya kendi hedef göstergesinin içinde eskiden kalma, güçlü ve yeni bir tehdit gelir. Optimus Prime ve Autobotlar, yeni insan kadrosunun (Mark Wahlberg’in öncülüğündeki) yardımıyla bugüne kadar karşılaştıkları en korkunç meydan okumaya karşı koyarlar. Olağanüstü bir macerada, sonunda tüm dünyaya yayılan heyecanlı bir mücadeleye dönüşen iyi ile kötünün savaşına çekilirler.
Sahir (Aamir Khan) sahibi oldukları sirkte babası ile birlikte gösteriler yapan yetenekli bir çocuktur. Sirkin kapanmaması için Batı Chicago Bankası´ndan kredi çeken babanın bu borcu ödemesi mümkün olmayacaktır. Alacaklıların baskısı üzerine çaresizce intihar etmeye mecbur bırakılır. Sahir ise babasının intiharına şahit olmuş ve tüm hayatını bu olayın intikamını almaya adamıştır. İntikam yolu ise soygun yapmaktan geçecektir. Fakat o bir palyaço, illüzyonist ve bir sihirbaz olarak büyümüştür bu yüzden soygunlar da hiç sıradan olmayacaktır. Jai Dixit (Abhishek Bachchan) ve Ali Akbar (Uday Chopra) ise Sahir’i durdurmak için görevlendirilen 2 özel polistir. Sahir’e bu macerada...
EJDERJANI NASIL EĞİTİRSİN üçlemesinin ikinci bölümünde Hıçkıdık ve Dişsiz'in olağanüstü dünyalarına geri dönüyor, Berk Adası'nda ejderhaları ve vikingleri bir araya getirmelerinden 5 sene sonrasına gidiyoruz. Astrid, Südüklü ve ekibin geri kalanı adanın yeni popüler sporu olan ejderha yarışlarına katılmak için birbirlerini gaza getirirken, ayrılmaz ikilimiz gökyüzünde maceradan maceraya atılıyor ve keşfedilmemiş yerlerin haritasını çıkarıp yeni dünyalar keşfediyorlar. İki kafadar maceralarından birinde kendilerini, yüzlerce yeni vahşi ejderhaya ve gizemli Ejderha Binicisine ev sahipliği yapan buzdan bir mağarada, barışı korumak üzere çıkan bir savaşın ortasında buluyorlar...
14-25 Mayıs 2014 tarihleri arasında yapılan 67. Cannes Film Festivali' nde, Türkiye' ye Yol filminden 32 yıl sonra Altın Palmiye (Palme D'Or) ödülünü getiren Kış Uykusu filmi, eski bir tiyatro oyuncusu olan Aydın'ın, Anadolu bozkırlarının ortasında, adeta bir kış uykusuna yatmış gibi görünen ıssız bir mekanda, kendisiyle, hayalleriyle, sevdikleri ve taşrayla kurduğu ve düşe kalka sürdürmeye çalıştığı ilişkilerini konu alıyor. Karı-koca ve kardeşlik bağları da dahil her türlü insan ilişkisinin, çaresizlik, hayal kırıklığı, önyargılar ve çıkışsızlıkla mühürlenmiş olan o ağır kapısını aralıyor...
Aydin, a former actor, runs a small hotel in central Anatolia with his young wife Nihal with whom he has a stormy relationship and his sister Necla who is suffering from her recent divorce. In winter as the snow begins to fall, the hotel turns into a shelter but also an inescapable place that fuels their animosities... At the 2014 Cannes Film Festival, the film won the Palme d'Or and the FIPRESCI Prize.
Adam Sandler ve Drew Barrymore "50 First Dates" filminden sonra tekrardan bir komedide bir araya geliyorlar! Çok kötü geçen ilk buluşmalarından sonra bekar anne Lauran (Drew Barrymore) ve bekar baba(Adam Sandler) bir daha birbirlerini görmemek konusunda hemfikirdirler ta ki, Afrika'da bir safari turunda aynı evi paylaşmak zorunda kalana dek! Haziran 2014'te sinemalarda.
Oscar® adayı Tom Cruise (“Görevimiz Tehlike” filmleri, “Collateral,” “Jerry Maguire”) ve Emily Blunt (“The Devil Wears Prada,” “The Adjustment Bureau”) Warner Bros. Pictures ve Village Roadshow Pictures’ın Doug Liman (“The Bourne Identity,” “Mr. & Mrs. Smith”) tarafından yönetilen bilim-kurgu gerilim filmi “Yarının Sınırında/Edge of Tomorrow”un başrollerinde yer alıyorlar. Epik aksiyon “Yarının Sınırında/Edge of Tomorrow” yakın gelecekte dünyadaki hiç bir askeri gücün yenemeyeceği uzaylı bir ırkın Dünya’ya saldırmasını konu alıyor. Binbaşı William Cage (Cruise) birdenbire kendisini bir intihar görevinde bulur. Birkaç dakika içinde öldürülür ve hemen ardından kendisini açıklanamaz...
"Tinkerbell ve Korsan Peri" Disney perilerinin şimdiye kadarki en heyecan verici macerası! Zarina adındaki peri, Peri Adası’nın çok değerli Mavi Peri Tozunu çalar ve kaçar. Skull Rock korsanları, Tinker Bell ve diğer peri arkadaşları güçlerini birleştirerek, peri tozunu ait olduğu yere geri getirene kadar, hep beraber hayatta bir kez ele geçebilecek bir maceraya çıkarlar. Ancak, Tink'in dünyası Zarina’nın peşinde alt üst olur. O ve peri arkadaşları, yeteneklerini yitirmektedirler. O yüzden, zamana karşı yarışarak Mavi Peri Tozunu geri getirmeli ve Peri Adası’nı kurtarmalıdırlar. "Tinkerbell ve Korsan Peri" eğlence ve sevgi dolu epik bir aile fimi. Peggy Holmes tarafından...
Dünyanın en büyük Wing Tsun ustalarından biri ve yenilmezlik ünvanına sahip olan Emin Boztepe, Panzehir’de hayatı boyunca kötülük yapmış bir tetikçiyi canlandırıyor. Filmde, Elsa Lund adlı kör bir piyaniste aşık olunca mafyanın karanlık dünyasından çekilmeye karar veren bir suç makinesini canlandırıyor. Yeraltı dünyasında hayatı boyunca kötülük yapmış bir tetikçinin ve ona ihanet eden manevi babasının hikâyesini konu edinecek film, Hollywood standartlarında aksiyon sahneleriyle sinemaseverlere adrenalin dolu dakikalar yaşatacak.
2014 yılında Oscar´a En İyi Film, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Uyarlama Senaryo ve En İyi Müzik olmak üzere 4 dalda aday gösterilen, 3 dalda Altın Küre adayı olan "Philomena - Umudun Peşinde", kayıp oğlunu arayan bir annenin gerçek öyküsünü anlatıyor. Gazeteci Martin Sixsmith’in yaşadığı gerçek hikayeden kitaplaştırdığı “The Lost Child of Philomena Lee”den uyarlanan filmde Oscar’lı Judi Dench, 50 yıl önce henüz bebekken elinden alınarak evlatlık verilen oğlunun izini bulmaya çalışan Philomena’yı canlandırıyor. Jeff Pope ile birlikte filmin senaryosuna da imzasını atan Steve Coogan ise Philomena’ya bu dramatik, hüzünlü ve aynı zamanda eğlenceli yolculukta yardımcı olan gazeteci...
Emre (Çağdaş O. Öztürk) ve Yeşim (Begüm Birgören), düğünlerine bir hafta kala yoğun bir hazırlık içerisindedirler. Emrenin düğün öncesi davetiyeleri vermek için gittiği bir arkadaş toplantısında, eski sevgilisi Begüm'ün (Aslı Tandoğan) tekrar hayatına girip aklını karıştırmaya başlamasıyla Yeşim'le arası açılmaya başlar. Üstelik Begüm bu kez yanında Emre'nin hiç bilmediği sırları ve süprizleri de getirmiştir. Zamanı bu kadar daralırken, aşık olduğu iki kadının arasında kalan Emre'yi hiç tahmin etmeyeceği bir sınav beklemektedir.
Elena’nın sakin ve düzenli yaşamında, Antonio’ya aniden duyduğu ve karşılık gördüğü tutkunun sarsıntısıyla büyük bir fırtına kopar. Genç kadın bu yasak tutkuyu yaşarken Giorgio ile iki yıllık ilişkisini sürdürmektedir. Antonio aslında Elena’nın en yakın arkadaşının sevgilisidir ve onun tam zıt karakterindeki bu genç adama saygı duymamaktadır. En yakın dostu Fabio da Antonio’dan nefret etmektedir. Ama artık hiçbiri hayatlarındaki kuralları alt üst etme pahasına duygularına engel olamazlar. Aradan 13 yıl geçmiştir. Elena, Antonio ile evli ve iki çocuk annesidir; Fabio ile kurduğu işte başarıyı yakalamıştır. Fakat yine birbirlerine karşı duydukları hisleri ve aralarındaki bağı...
Trabzon’un bir köyüne tayini çıkan resmi imamın gelmesi gecikince, köylüler camide namaz kıldıracak olan bir imam arayışını girerler. Yoğun tartışmalar sonucunda, köy halkının sevdiği ama resmi olarak imam olmayan “Bizum Hoca”nın köyün imamı olmasına karar verilir. “Bizum Hoca” imamlığı kabul etmiştir ki, köyün ortasından geçen dereye bir HES inşaatı yapılacağı haberi köyün gündemine bomba gibi düşer. Köylü bu inşaatın yapılmasına karşıdır ve mücadele başlar. Köylülerin başlattığı bu eylemin başına ise “Bizum Hoca” geçer. Kısa bir süre sonra gerçek imam gelince işler iyice karışır ve ne olursa bundan sonra olur…
The New York Times en çok satanlar kahramanlık, cesaret ve direncin gerçek hikâyesinden uyarlama Lone Survivor dört Navy Seal’ın inanılmaz görevlerini anlatıyor. Karar vermesi imkânsız bir ikileme düşen grup yardımdan izole ve kendilerinden sayıca oldukça kalabalık bir Taliban grubu tarafından sarılmış bir şekilde savaşa hazırlandılar. Düşünülmez ihtimallerle yüzleşmeye başladıkça bu dört adam dayanıklılık ve cesaret ile savaşmaya devam ettiler. MARK WAHLBERG (The Fighter, Contraband) kastın başrolü olarak Lone Survivor’ın kitabının ilk elden anlatıcısı Marcus Luttrell’i canlandırıyor. Lone Survivor kitabı insan ruhunun gücünün test edildiği motivasyon sağlayıcı bir kaynak...
Los Angeles’ta yakın gelecekte geçen “Her” başkaları için duygusal ve kişisel mektuplar yazarak hayatını kazanan komplike, romantik Theodore’un (Joaquin Phoenix) hikayesini anlatıyor. Uzun bir ilişki sonrası kalbi kırık Theodore’un ilgisini sezgisel ve kendi doğruları olan benzersiz bir mevcudiyete söz veren yeni gelişmiş bir işletim sistemi çeker. Kurulumunu yaparken anlayışlı, hassas ve şaşırtıcı şekilde komik şaşaalı kadın sesi “Samantha” (Scarlett Johansson) ile tanışmaktan çok memnun olur. Theodore’unkilerle birlikte Samantha’nın ihtiyaçları ve istekleri büyüdükçe arkadaşlıkları birbirlerine duydukları aşk olarak derinleşir. Oscar® adaylığı olan Spike Jonze’un aykırı...
Rose Hathaway yarı insan yarı vampirdir. St. Vladimir Akademisi'nde kendisi gibi olanlarla birlikte koruyucu olmak için eğitilmektedir. Onun dünyasında vampirler iyi ve kötü olarak iyiye ayrılır: İnsanlarla barışçıl bir şekilde yaşayan, sadece bağışçılardan kan alan ve dört elementten -su, toprak, ateş, hava- birini kontrol edebilme yeteneğine sahip Moroi'ler. Ve özellikle Moroi’lerin kanıyla beslenen acımasız Strigoi'ler. Rose ve diğer koruyucular Moroi'leri korumak ve Strigoi'leri öldürmekle görevlidirler. Rose'un en yakın arkadaşı Lissa ise kraliyet ailesinden bir Moroi'dir ve duyulmamış bir elementi kullanma yeteneğine sahiptir. Yeni dönemde Rose’un eğitimi için okulun...
M.Ö. 1200’de Antik Yunan’da bir kraliçe, Kral’ın gaddar yönetiminin devrilmesi ve yoksulluk içindeki halkın barışa kavuşması vaadiyle Tanrı Zeus’un şehvetine yenik düşer ve sonrasında hamile kalır. Bu birliktelikle dünyaya gelen Herkül, kendi kaderinden ve gerçek kimliğinden bihaberdir. Onun hayatını adayacağı tek tutkusu, sevgilisi Girit Prensesi Hebe’dir. Fakat Hebe, Herkül’ün kardeşi ile evlendirilecektir. Yarı Tanrı Herkül, gerçek kimliğini ve asıl amacını öğrenince bir seçim yapmak zorunda kalır: Ya gerçek aşkını da alıp kaçacaktır ya da kaderinin gereğini yaşayıp, gerçek bir kahraman olacaktır…
M.Ö. 1200’de Antik Yunan’da bir kraliçe, Kral’ın gaddar yönetiminin devrilmesi ve yoksulluk içindeki halkın barışa kavuşması vaadiyle Tanrı Zeus’un şehvetine yenik düşer ve sonrasında hamile kalır. Bu birliktelikle dünyaya gelen Herkül, kendi kaderinden ve gerçek kimliğinden bihaberdir. Onun hayatını adayacağı tek tutkusu, sevgilisi Girit Prensesi Hebe’dir. Fakat Hebe, Herkül’ün kardeşi ile evlendirilecektir. Yarı Tanrı Herkül, gerçek kimliğini ve asıl amacını öğrenince bir seçim yapmak zorunda kalır: Ya gerçek aşkını da alıp kaçacaktır ya da kaderinin gereğini yaşayıp, gerçek bir kahraman olacaktır…
Gösterim Durumu
Film Türü
Şehir
Sinema